İletişim Kalpten Kalbe Köprü Kurar

İletişim Kalpten Kalbe Köprü Kurar

Hayatımızın hemen her anı iletişimle geçer: Doğru ve etkili iletişim kurduğumuz her insan ile birlikte hem iletişim yeteneğimizi hem çevremizi hem kültürümüzü hem de bilgi ve bilgiyi yorumlama etkimizi artırır, güç kazanırız. İletişim yeteneği geliştikçe kişisel ve toplumsal etkinliğimiz artarken kendimize güven, kendimizi tanıma ve farkına varma özelliklerimiz de ortaya çıkar. Yoldan geçerken göz göze geldiğimiz herhangi biri ile iletişim kurmuşuz demektir. Yeni doğan çocuğuna dokunan anne iletişim kurmuş demektir. Hatta annenin henüz doğmamış bebeğine karnının üstünden dokunması, onunla konuşması da iletişimdir. İletişimsiz bir an neredeyse imkânsızdır. İletişim bir farkındalıktır. İletişim, hem fark edilmemizi hem de fark etmemizi sağlar. En büyük iletişim aracı, kendimiz ve gelişim düzeyimizdir.

Latince kökenli “communication” kelimesinin karşılığı olan “iletişim” kelimesinin sözlük anlamı “duygu, düşünce ve bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, haberleşme” olarak karşımıza çıkar.
Sözlük anlamı itibariyle iletişimin sadece karşı tarafta biri olduğu zaman gerçekleştiği anlaşılmakla beraber, asıl olarak iletişim sözlük anlamının dışında daha derin bir anlam ifade etmektedir. Zira kişi kendisi ile ve yaratıcı ile de sürekli bir iletişim halindedir. Bu iletişim, kişi dünyaya geldiği ilk anda başlar ve dünyevi anlamda ölünceye kadar devam eder. Yalnız dahi olsanız, bu seferde kendinizle ya da Allah’la iletişimdesinizdir.

 

İletişimde olduğumuz insanlar bizim farkımıza varabilir: Günümüzde sosyal yapı öyle bir bozuk hal aldı ki insanlar birbirleriyle iletişim kurmanın gerekliliğine dahi inanmıyorlar. İletişim kurmak içinse bunu karşı tarafın yapmasını bekleyecek kadar kibirli davranıyorlar. Eğer bir adım atıp da kendimizi fark ettirmezsek, kimse bizi fark etmez. Böyle düşünen varsa boşa bekler. Siz kendinizi saklar, iletişim adımlarını atmaz ve beklerseniz boş yere zaman kaybedersiniz.

“Kişi iletişimde iyi ise, onda aceleci sözlere rastlanmaz; fakat her bir kelime, olumlu ve dengeli bir anlama sahiptir.” Lao Tzu

İletişim sanatını öğrenmiş, iletişimde ustalaşmış ya da bu yolla ilerleyen insanlar gerek aile içinde, gerekse ailenin dışı olarak adlandırdığımız okul, iş, tatil ve diğer sosyal etkinlikler sırasında dengeli ve sağlıklı iletişimler kurarak hem kendilerini ifade edebilirler hem de karşılarındaki insanı anlayabilirler. Konuşmalarında acelecilik ve baskı yoktur. Kelimeleri itina ile seçerek karşı tarafa adeta hediye ederler. Söyledikleri birbiriyle çelişmez, karşı tarafta şüphe ve endişe uyandırmaz.

Günümüzde birçok insan, iletişim kurmaktan ya acizdir ya da oldukça acemidir. İletişim konuşmak, bakmak ya da dokunmak değildir. İletişim bunları doğru anlamlandırmak, bizde ve karşı tarafta bir düşünce meydana getirmek ve bir mana yüklemektir. Dengesiz ve olumsuz konuşmalar iletişimi sağlamayacak hatta iletişim kanallarını tıkayacak ve karşımızdaki insanda olumsuz önyargılar oluşturacaktır. Anlamsız ya da duruma uymayan bakışlar karşımızdaki insanda farklı anlamalara sebep olacaktır. Dengesiz ve gereksiz dokunuşlar da karşımızdaki insanın bunları bir saldırı olarak algılamasına ve savunmaya geçmesine sebep olacaktır. Bu olumsuz etkilerden kurtulmak için, en önemli dünyamız olan ailemizle iletişimimizde dinlemeye, anlamaya, acele etmeden konuşmaya, kullandığımız kelimelerin olumlu ve dengeli olmasına dikkat etmeliyiz. İğneleyici ve alaycı tavırlardan ve sözlerden kaçınmalıyız. Çünkü söylenen her söz, iyi ya da kötü, güçlü ya da zayıf bir etkiye sahiptir. Bu etki ise sözü söyleyen dâhil herkesi etkiler.

Ne güzel söylemiş Yunus Emre:

“Sözünü bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz,

  Sözünü pişirip diyenin işini ağ ede bir söz,

  Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı,

  Söz ola ağulu aşı yağ ile bal ede bir söz.”

gercek mutluluk

Kişi sözünü bildi mi etkisini de bilir. Bu da kişiye bir avantaj sağlar. Bu avantaj, etkili bir iletişim avantajı ve eğer sorun varsa da sorunu görme avantajıdır. Sözünü bilen kişi, sözünü kime söyleyeceğini de bilir. Çünkü her söz herkese söylenmez. Bir erkek, kahvehanede arkadaşına kullandığı konuşma tarzını ve kelimeleri eşine karşı kullanmamalıdır. Kişi ailesi için özel bir tarz geliştirmelidir. Bu tarzda da bilinçsiz ve kırıcı sözlere yer olmamalıdır. Sözünü önce kendi anlayıp ve anlamlandıran, sözü söyledikten sonra bir daha geri dönmeyeceğinin bilinciyle davranan insanın işleri de olumlu yürür. Çünkü işte başarı da iletişim temelinde yükselir.

İşten eve gelen eşinizin asık suratını gülümsetmek iletişim yeteneğinize bağlıdır. Ev işlerinden bunalmış hanımını gülümsetmek de yine erkeğin iletişim yeteneğine bağlıdır. Aynı durumlar anne ve çocuk, baba ve çocuk arasındaki iletişim için de geçerlidir. Burada anne ve babaya önemli görevler düşer. Çünkü çocuk ne ile şekillenirse, hayatını o şekille oluşan temeller üzerinde yaşar.

 

Niyazi F. Eres

www.olumlamalar.com

Bir önceki yazımız olan Sorunlarınızın Üstesinden Gelin! başlıklı makalemizde bilinçaltı telkinler, sorunlarınızın üstesinden gelin ve telkin cdler hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Hızlı Ve Öfkeli 6 izle Dünya Savaşı Z izle Maskeli Süvari izle